Tasarrufun iptali davası icra takibi yoluyla alacağını tahsil edemeyen alacaklının, borçlunun son 5 yıl içerisinde menkul ve gayrimenkul mallarına ilişkin tasarruflarını, mal kaçırma saiki ile yaptığını iddia ederek iptalini talep etmesidir. Bir tür eda davasıdır. İşlem geçerlidir, muvazalı işlem olduğu iddia edilerek tasarrufun iptali davası açılamamaktadır. Alacaklı tarafından borçluya ve malı devralan üçüncü kişiye karşı açılan bir dava türüdür. İİK m. 277 ve...Read More
Hukukumuzda alacağı teminat altına almak adına birçok yol bulunmaktadır. Bu yollardan biri de rehindir. Rehin, taşınır ve taşınmaz rehni olarak iki kategori altında toplanmaktadır. Yine, taşınır rehni de teslimli ve teslimsiz olarak iki başlık altına ayrılmaktadır. Bu yazımızın konusunu teslimsiz taşınır rehni oluşturmaktadır. Bir başka deyişle bu yazımızın konusunu 20.10.2016 tarih 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu ve 31.12.2016 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanan Rehinli Taşınır Sicili Yönetmeliği oluşturmaktadır. ...Read More
Malpraktis davaları, yalnızca ülkemizde değil, tüm dünyada giderek önem kazanan bir konudur. Bu kavram, tıp etiği, hukuk, ekonomi ve daha birçok disiplinin işin içine girmesiyle ve basının da konuyu sansasyonel bir biçimde ele almasıyla giderek daha karmaşık ve çok boyutlu bir hale gelmektedir. Basında da sıkça yer alan malpraktis davaları, kamuoyu tarafından ilgiyle takip edilmektedir....Read More
Çek iptali davası konusu ticari hayatın akışı itibariyle sıkça gündeme gelmektedir. Kambiyo senedi olarak düzenlenen çek, tıpkı bono ve poliçe gibi bir çeşit kıymetli evraktır. Kambiyo senetlerinden biri olan çek Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenme alanı bulmuştur. Türk Ticaret Kanunu’nun yazıldığı dönemde kanun koyucu uygulamada esas olarak poliçenin kullanılacağını öngörmüş ve bu nedenle ayrıntılı olarak poliçeyi...Read More
Karşılıksız çek düzenleme Suçunda şikayet hakkı, çeki tahsil amacıyla bankaya ibraz eden hamil ile “Karşılıksızdır ” işlemi yapıldıktan sonra çeki elinde bulunduran ve aynı zamanda “Karşılıksızdır” işlemi yapılmadan önceki dönemde geçerli ve meşru ciranta olan kişiye aittir. YARGITAY 19. CEZA DAİRESİ E. 2018/3072., 2018/5874 K. 5941 Sayılı Çek Kanunu 5. maddesinde düzenlenen “karşılıksız çek düzenleme” suçunun tamamlanması...Read More
Ceza muhakemesi hukukunda nihai hedef, şüphelinin cezalandırılması değil maddi gerçeğe ulaşmak ve adil bir şekilde yargılama yapılmasını sağlamaktır. Yargılama sonunda verilecek kararın uygulanmasını sağlamak için ise birtakım koruma tedbirlerine yer verilmektedir. Bu tedbirler temelde şüpheli ve sanığın hak ve özgürlüklerine müdahale niteliği taşımaktadır. Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davası yoluyla bu müdahalenin yumuşatılması amaçlanmıştır.. Devletin cebri...Read More
Kamulaştırma kısaca; idarenin kamu yararına bir faaliyette kullanmak üzere özel kişilere ait taşınmaz malları zorla almasıdır. Kamulaştırma işlemi, bireylerin mülkiyet hakkına dokunmasından dolayı, her dönemde tartışılan bir konu olmuştur. Kamulaştırmanın yargısal denetimi de aynı şekilde incelenmesi gereken bir konudur. Biz de bu yazımızda idarenin kamulaştırma uygulamalarında uyması gereken yazılı ve yazısız kurallara dikkati çekerek bu...Read More
Kara para aklama, ulusal ve uluslararası topluma olan zararı yüksek, karmaşık, organize suçluluk ve yolsuzlukla sıkı bağları bulunan bir suç tipidir. Bu sebeple suçun takibi son derece zordur. Kara para aklama; hukuk devleti anlayışı, toplumsal doku ve ekonomi üzerinde adi suçlara kıyasla çok daha yıkıcı etkiler doğurmaktadır. Biz de bu yazımızda kara para aklama suçuna...Read More
BROKER NEDİR? Sigortacılık Kanunu’ndaki tanıma göre broker, “Sigorta veya reasürans sözleşmesi yaptırmak isteyenleri temsil ederek, bu sözleşmelerin yaptırılacağı şirketlerin seçiminde tamamen tarafsız ve bağımsız davranarak ve teminat almak isteyen kişilerin hak ve menfaatlerini gözeterek sözleşmelerin akdinden önceki hazırlık çalışmalarını yürütmeyi ve gerektiğinde sözleşmelerin uygulanmasında veya tazminatın tahsilinde yardımcı olmayı meslek edinen kişiyi” ifade eder. Brokerler, Sigortacılık Kanunu’na ve “Sigorta...Read More
Yabancı devlet vatandaşlarının Türkiye’ye vize almadan girebilmeleri ve muafiyet süresi içinde ülkede kalabilmeleri vize muafiyeti olarak kabul edilmektedir. Vize muafiyeti kapsamında yurda gelen yabancı devlet vatandaşları, her 180 gün içinde 90 gün Türkiye’de ikamet izni almadan kalma imkanına sahiptir. Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün verdiği güncel rakamlara göre Türkiye’nin vize muafiyeti tanıdığı 90 ülke bulunmaktadır. Vize...Read More