Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması yahut diğer bir adlandırmayla Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması özellikle ticari yaşamda gerçek ya da tüzel kişilerin borçlarından kurtulmak, mal kaçırmak yahut benzeri iş ve işlemlerine bağlı sorumluluklarından kaçınmak amacıyla üçüncü kişi gibi gözüken şirketleri aracı olarak kullanıp kötü niyetli işlemler yaptıklarında bu durumun ispatlanması halinde hukuki sorumluluklarına gidilmesini sağlayan istisnai bir kavramı ifade eder.
Modern hukuk sistemleri, toplu faaliyetlerin yürütülmesi ve ekonomik etkinliğin sağlanabilmesi için “tüzel kişilik” kavramını kabul etmiştir. Tüzel kişilik, hukuk düzenince tanınan, belirli bir amaca yönelik kurulan ve kurucu unsurlarının iradesiyle hayata geçen bir yapıdır. Gerçek kişilerden farklı olarak hak ve borç sahibi olabilen, dava açabilen ve davalı olabilen soyut bir hukuk öznesidir.
Şirketler, tüzel kişilik kazanarak ayrı bir hukuki varlık haline gelmektedirler. Bu da tüzel kişiye,alacakları tahsil etme,şirket borçlarına ödeme gibi imkanlar verir.Türk Hukuku’nda kabul edilen “ayrılık ilkesi” uyarınca, tüzel kişi şirketlerle kendisini oluşturan ortaklardan bağımsız bir kişilikleri ve malvarlıkları bulunmaktadır.
Ticari hayatta,borçlu şirket veya ortaklarının, şirketin tüzel kişiliğinin arkasına saklanarak alacaklılarına zarar verme kastıyla ve kötü niyetle tasarrufta bulundukları durumlarda yani tüzel kişiliğin kötüye kullanılması durumunda alacaklılar alacaklarını tahsil edebilmek amacıyla “tüzel kişilik perdesinin aralanması” adı verilen istisnai bir yola başvururlar.
Hukuk sisteminde şirketin ayrı bir kişiliği olmakla birlikte, bu kişiliğin arkasına saklanarak hukuka aykırı veya hakkaniyete aykırı davranan kişilerin sorumluluğuna gidilebilmesini sağlayan bir yaklaşımdır. Bu kurum, kanunda açık bir düzenleme ile yer almamakla birlikte, doktrin ve yargı içtihatları ile kabul edilmiştir.
Tüzel kişilik perdesinin aralanması için en başta söz konusu somut olaya uygulanabilir nitelikte özel bir düzenlemenin bulunmaması gerekmektedir. Kanun koyucu tarafından düzenlenmediği için hangi şartlar altında perdenin aralanacağı net bir şekilde ifade edilmemiştir. Ancak doktrin ve Yargıtay içtihatlarıyla genel bir çerçeve çizilebilir ;
- Tüzel kişiliğin kötüye kullanılması: Şirketin, asıl amacı dışında, üçüncü kişilere zarar vermek, borçtan kaçmak veya hukuki sorumluluktan kurtulmak için bir paravan olarak kullanılması.
- Şirket ile kişi arasında organik bağ: Ortakların ya da yöneticilerin şirketin tüm kararlarını şahsi çıkarları doğrultusunda yönlendirmesi.
- Sermaye yetersizliği: Şirketin kurulurken veya faaliyet gösterirken gerçek anlamda bir sermaye yapısına sahip olmaması.
- Yönetimsel tekellik: Tüm yetkilerin tek bir kişide toplanması ve tüzel kişiliğin tamamen bu kişi tarafından kontrol edilmesi.
- Karışıklık ilkesi : Şirketin malvarlığı ile gerçek kişinin malvarlığının birbirine karışması; hesap ayrımının olmaması.

Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması Yöntemleri
1-Tüzel Kişilik Perdesinin Düz Kaldırılması
Tüzel kişilik perdesinin düz kaldırılmasında; tüzel kişinin borcu için ; alacaklılarına karşı tüzel kişilik perdesini sorumluluktan kurtulmak amacıyla kötüye kullanan tüzel kişinin ortağına başvurma olanağı sağlanır. Yargıtay içtihatlarında da tüzel kişilik perdesinin düz kaldırılması kabul edilmektedir.
2- Tüzel Kişilik Perdesinin Ters Kaldırılması
Tüzel kişilik perdesinin ters kaldırılması durumunda tüzel kişinin ortağının alacaklıları, ortağın ortaklığının bulunduğu tüzel kişiye başvurabilmekte ve ortakla birlikte tüzel kişiye de sorumlu tutabilmektedir.
3- Tüzel Kişilik Perdesinin Çapraz Kaldırılması
Şirketler topluluğunda yavru şirketlerin alacaklıları; söz konusu ilişkinin kötüye kullanılması halinde ana şirkete veya ana şirketin hakimiyetinde bulunan yavru şirkete başvurulabilmesi ve bu nedenle ana şirketin veya yavru şirketin, asıl borçlu konumunda olan yavru şirketle birlikte alacaklılara karşı sorumlu tutulabilmesi tüzel kişilik perdesinin çapraz kaldırılması durumunu ifade eder.




