Birçok tacir kefalet konusunu bildiği halde biz avukatlara ” Avalimdir Ne Demek ” diye sormaktadır. Özellikle ticari yaşamda finansal güvence mekanizmaları, borç ilişkilerinde alacaklının riskini azaltan hayati unsurlardır. Türk hukukunda bu amaçla sıkça kullanılan iki kavram aval ve kefalettir. Her ikisi de üçüncü bir kişinin borcu garanti etmesini sağlasa da, hukuki sonuçları ve uygulama alanları açısından temel farklılıklar barındırırlar.

Avalimdir Ne Demek ?

Aval çok kısaca ifade etmek gerekirse kambiyo senetlerinde kullanılan bir tür kefalet çeşididir. Buna rağmen diğer kefalet çeşitleriyle karıştırılmaktadır.

Bu sebeple aval ile diğer kefalet çeşitlerini ayıran temel özellikleri aşağıda belirtmek isteriz;

1-Aval, yalnızca kambiyo senetlerine özgüdür. Yani, sadece poliçe, bono veya çekin üzerindeki bir borcun garanti altına alınması için kullanılabilir. Bu özelliğiyle, Ticaret Hukuku’na özgüdür ve TTK Madde 700,701 ve 702. Maddelerde düzenlenmiştir.

Kefalet ise, Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen genel bir güvence türüdür. Her türlü sözleşmeye dayalı borç için kefalet verilebilir; kredi borcundan kira borcuna kadar geniş bir uygulama alanı vardır.

2-Aval borçtan bağımsız bir taahhüttür. Avalistin sorumluluğu, garanti ettiği kişinin borcundan bağımsızdır. Asıl borçlunun imzası veya borcu geçersiz olsa dahi, aval verenin sorumluluğu devam eder. Bu durum, kambiyo senetlerinin ticaret hayatında hızlı ve güvenli bir şekilde dolaşımını sağlayan en önemli özelliklerden biridir. TTK Madde 702/2 “Aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerlidir.”.

Kefalet ise asıl borca bağlıdır. Eğer asıl borç bir nedenle geçersiz hale gelirse , kefalet borcu da kendiliğinden ortadan kalkar. Kefil, asıl borçlu borcunu ödemediği sürece sorumlu tutulamaz.

3-Avalde, alacaklı öncelikli olarak asıl borçluya ya da avale başvurabilir yani bir öncelik sıralaması yoktur. Alacaklı, doğrudan avaliste başvurarak alacağını talep edebilir. Avalist, borcu ödediğinde ise kambiyo senedi gereği asıl borçluya rücu hakkını kazanır. TTK Madde 702/3“Aval veren kişi, poliçe bedelini ödediği takdirde, poliçeden dolayı lehine taahhüt altına girmiş olduğu kişiye ve ona, poliçe gereğince sorumlu olan kişilere karşı poliçeden doğan haklarını iktisap eder.”

Kefalette ise, alacaklı kural olarak önce asıl borçluya başvurmak zorundadır. Asıl borçludan tahsilat yapılamazsa, ancak o zaman kefile yönelir. Ancak, eğer kefil “müteselsil kefil” sıfatıyla imza attıysa, alacaklı hem asıl borçluya hem de kefile aynı anda başvurma hakkına sahip olur.

4-Aval, kambiyo senedi üzerine “aval için”, “aval” veya benzer bir ifade yazılarak ve imza atılarak gerçekleştirilir. Bazı durumlarda sadece senedin ön yüzüne atılan imza da aval sayılabilir. TTK Madde 701 “(1)Aval şerhi, poliçe veya alonj üzerine yazılır.

Kefalet ise, Türk Borçlar Kanunu’na göre, yazılı bir sözleşme ile kurulmalıdır. Sözleşmede kefilin sorumlu olduğu azami miktar, kefalet tarihi ve kefilin adı açıkça belirtilmelidir.

TBK Madde 502/1 “Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.”

 

Avalimdir Ne Demek

 

Avalimdir Nereye Yazılır ?

Avalist kambiyo senetlerinin ön ve arka yüzünü yazılabileceği gibi alonja da yazılabilir.

Ancak yazılan ibare ve yazılma yeri açısından farklı hukuki sonuçlara yol açmaktadır;

Kambiyo senetlerinde ön yüze yazılması halinde;

*Aval beyanı içermesine rağmen lehine aval verilenin  belirtilmesi,

*Aval beyanı içermesine rağmen lehine aval verilenin  belirtilmesi,

*Aval beyanı içermemesine rağmen lehine aval verilenin  belirtilmesi,

Kambiyo senetlerinde arka yüze yazılması halinde;

*Aval beyanı içermesine rağmen lehine aval verilenin  belirtilmesi,

*Aval beyanı içermesine rağmen lehine aval verilenin  belirtilmemesi,

*Aval beyanı içermemesine rağmen lehine aval verilenin  belirtilmesi,

*Arka yüzde sadece imza olması hallerinde,

Yukarıda belirtilen her bir işleme bağlanan hukuki sonuçlarda farklı olacağından işlem yapılmadan önce bir avukata danışılması önem arz etmektedir.

Aval “aval içindir” veya bununla eş anlamlı başka bir ibareyle ifade edilebilir ve aval veren  kişi tarafından imzalanır. Muhatabın veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere, kural olarak poliçenin yüzüne atılan her imza  aval şerhi sayılır.

 

 

 

 

 

İlgili Yazılar