Hafta İçi : 09:00-18:00
·

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Kararı – Devam eden davaları bulunan şirketin ticaret sicilindeki kaydının silinme işlemi hukuka uygun değildir ve şirketin ihyası gerekir

T.C.

YARGITAY

11. HUKUK DAİRESİ

E. 2017/1575

K. 2017/4857

T. 28.9.2017

DAVA : Taraflar arasında görülen davada … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 08/02/2017 tarih ve 2017/5-2017/24 Sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi tarafların vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26/09/2017 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. Mehmet Çimen dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Gülenay Sarıkaya tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR : Davacılar vekili, müvekkili …’ın hem şirket ortağı hem de şirket yetkilisi olduğunu, müvekkili şirketin taraf olduğu muhtelif davalar devam etmekte iken davalı tarafından TTK’ nın 7. maddesi uyarınca şirketin sicil kaydının resen silindiğini öğrendiklerini, bu konuda şirkete veya ortaklara herhangi bir bildirim yapılmadığını, yapılan işlemin hukuka uygun olmadığını ileri sürerek, işlemin yok hükmünde olduğunun tespiti ile şirketin ihyası, eski hale getirilerek taraflar arasındaki muarazanın önlenmesi, davalı tarafından masrafı karşılanmak üzere ticaret sicil gazetesinde yayınlanmasını istemiştir.

Davalı, davacı şirketin 5174 Sayılı Kanun’un 10. ve 32. maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi sebebiyle oda kaydı silinerek sicil kaydı silinmek üzere müdürlüklerine bildirilen şirketlerden olması ve aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapılmaması sebepleriyle TTK’ nın Geçici 7. maddesi kapsamına alındığını, tüzel kişiliği olmayan bir şirketin taraf ehliyetine sahip olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, davalı …’nün ihyası istenen şirketin 6102 Sayılı TTK’ nın Geçici 7/2. fıkrasındaki “Davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak ticaret sicilindeki kaydının silinme işlemi hukuka uygun olmadığından davanın kabulüne, yapılan terkin işleminin hukuka uygun olmadığının tespitine, şirketin ihyasıyla ticaret siciline yeniden tescil ve ilan edilmesine, tescil ve ilan masraflarının davalı tarafça karşılanmasına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Davalının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı … Madencilik Nakliye Gıda Sanayi Ticaret Anonim Şirketi’nin davasının davacı şirketin aktif dava ehliyeti bulunmadığından HMK 114/e maddesi gereğince dava şartı olduğundan, HMK 115. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, davacı …’ın davasının ise kabulüne, şirketin ihyasına ve yeniden sicile kaydına, tescil harcının davalı tarafından karşılanmasına, karar kesinleştiğinde gereğinin yapılması için bir suretinin Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, tarafların vekilleri temyiz etmiştir.

1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2-) Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bu konuda herhangi bir talep de bulunmaksızın 6102 Sayılı TTK’nın Geçici 7/(13). maddesine de aykırı olacak şekilde yargılama giderlerinden olmayan tescil harcının davalıdan tahsiline yönelik hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu sebeple bozulmasına karar vermek gerekmişse de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulüyle gerekçeli kararın hüküm fıkrasının B)1 numaralı bendinde yer alan ”tescil harcının davalı tarafından karşılanmasına” şeklindeki ibarenin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca bu şekilde düzeltilerek ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının istemi halinde temyiz eden davalıya iadesine, 28/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Related Posts