Hafta İçi : 09:00-18:00
·
Uzman Kadro
Alanında uzman avukatlar
Güven
Hukukta güvenle adım atın!
İletişime Geçin

İşçilik Alacaklarında Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler

Zamanaşımı, belli bir sürenin geçmesiyle borcu sona erdirmeyen fakat borçlusuna ödemeden kaçınma imkanı sunan bir durumdur. Borcun muaccel hale gelmesiyle başlayan zamanaşımı süresinin kaçırılması halinde, söz konusu borç artık eksik borç durumuna gelmektedir.

İşçilik ücret alacakları İş Kanunu’nun 32.maddesine göre 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Yolluk, ikramiye, izin ücreti,  fazla çalışma ücretleri, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötü niyet tazminatı, İş sözleşmesinin eşit davranma ilkesine uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat bu kapsamdadır.

İşçinin çalıştığı aya ait ücreti ay sonunda muaccel hale gelir ve zamanaşımı süresi işlemeye başlar. Yolluk, ikramiye, fazla çalışma gibi ücretler de ise işçinin bu ücretlere hak kazanmasıyla beraber zamanaşımı süresi işlemeye başlayacaktır. Ancak yıllık izin ücreti açısından kanunda zamanaşımının iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlayacağı açıkça belirtilmiştir. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötü niyet tazminatı, İş sözleşmesinin eşit davranma ilkesine uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat gibi işçilik alacakları açısından zamanaşımı süresinin başlangıcı sözleşmenin sona erme tarihidir.

Ancak bu 5 yıllık zamanaşımı süresi 25 Ekim 2017 tarihi veya sonrasında sona eren iş sözleşmeleri açısından geçerlidir. Bu tarihten önce sona eren iş sözleşmelerinde kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötü niyet tazminatı, İş sözleşmesinin eşit davranma ilkesine uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat gibi alacaklar 10 yıllık zamanaşımı süresi kapsamındadır.

Eğer iş sözleşmesi 25 Ekim 2017 tarihinden önce sona ermiş ve 10 yıllık zamanaşımına tabi olan işçilik alacakları için 10 yıllık zamanaşımı süresi 25 Ekim 2017 tarihi itibariyle henüz dolmamışsa, bu durumdaki alacaklar için de başından beri 5 yıllık zamanaşımı süresi uygulanır.

Hakkı veya borcu ortadan kaldıran adıyla özdeş hak düşürücü süre işe iade davasında söz konusu olmaktadır. İşverence sebepsizce veya geçerli olmayan bir sebeple iş akdi feshedilen işçi, feshin tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içinde dava açabilmektedir. Dava sonucunda işe iade kararının çıkması halinde, mahkeme ilamının işçiye tebliğ edilmesinden itibaren işçinin işverene başvurması için 10 günlük hak düşürücü süre işlemeye başlayacaktır.

İş hukuku alanında sıkça rastlanılan hizmet tespit davaları da 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda “Aylık prim ve hizmet belgesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır.” Denilerek 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi tutulmuştur.

4857 sayılı iş kanununun 24. Maddesinde ahlak ve iyi niyet kuralına uyulmaması halinde haklı nedene dayanarak iş sözleşmelerinin bildirimsiz olarak hangi hallerde feshedebileceklerini düzenlemiştir. Bu madde kapsamında belirtilen ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılığın gerçekleşmesi halinde, olayın gerçekleştiği tarihten itibaren 6 iş günü içinde tek taraflı olarak bildirimsiz iş sözleşmesi feshedilebilir.

Yaptığımız açıklamalar üzerine ayrıca önemle belirtmek gerekir ki, kanunlarımızda öngörülen zamanaşımı ve hak düşürücü süreler çok önemlidir. Herhangi bir kayba uğramadan hakkınızı elde edebilmeniz için bu sürelere çok dikkat edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle konusunda uzman bir avukattan yardım almanızda fayda vardır. Bilgi ve yardım için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

 

Related Posts