SOSYAL MEDYA VE İNTERNET YOLUYLA HAKARET SUÇUNUN İŞLENMESİ

ESTETİK AMELİYATLARINDA DOKTORUN TAZMİNAT SORUMLULUĞU
19 Mart 2021
İŞÇİNİN İŞE İADE DAVASINDAN FERAGAT ETMESİNİN HÜKÜM VE SONUÇLARI
21 Mart 2021
Tümünü göster

SOSYAL MEDYA VE İNTERNET YOLUYLA HAKARET SUÇUNUN İŞLENMESİ

Hakaret suçu TCK’nın 125. Maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre;

“Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.” şeklinde tanımlanmıştır.

Maddenin 2. Fıkrasında ise;

“Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.”  denilmiştir.

Buna göre suçun sesli yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde suçun temel şeklindeki cezaya hükmonulacağı belirtilmiştir.

Maddesinin 3. Fıkrasında ise Hakaret suçunun;

a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,

b) Dinî, siyasî, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,

c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,

İşlenmesi hâlinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.

(4) Ceza, hakaretin alenen işlenmesi hâlinde, altıda biri; basın ve yayın yoluyla işlenmesi hâlinde, üçte biri oranında artırılır denilmiştir.

KORUDUĞU HUKUKİ YARAR

Bu suç ile korunan hukuki yarar, kişinin sahip olduğu ‘şeref, onur ve saygınlık’ hakkıdır. Kişinin şeref onur ve saygınlığının ne derecede etkilendiği ise nesnel ölçütler göz önüne alınarak belirlenmelidir. Ancak olayın özelliğine göre mağdurun kişisel özellikleri hakaret suçunun meydana gelmesine etkili ve fiil sonucunda mağdurun maneviyatında meydana gelen çöküntü fazla ise sübjektif ölçütlerle de değerlendirme yapılabilir.

MADDİ UNSURU

  1. maddeye göre “Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi… Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.” Şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Buna göre fiilin işlenebilmesi için iki seçimlik hareket mevcuttur. İlki somut bir fiil ya da olgu isnat etmek yolu, ikincisi ise sövmedir.

Somut fiil ya da olgu kavramından anlaşılması gereken ise dış dünyada değişiklikler meydana getirebilecek yer ve zamanı gösterilen fiili bir durumdur. Gelecekte yapılabilecek davranışlara ilişkin tahminler ise bu suçun konusu oluşturmaz, şartları oluştuğu halde iftira suçu gündeme gelebilir.

Somut fiil veya olgunun mutlaka bir suç olması veya mağdur tarafından gerçekleştirilmiş olması gerekmez, hatta mağdur bu fiili yapamayacak halde olsa bile suçun maddi unsuru oluşur.

Suçun ikinci işlenme yolu ise sövmedir. Sövmede ise kişiye rencide edici sözler sarfedilir veyahut ithamlarda bulunabilir. Sövme sırasında daha soyut ifadeler kullanılır ve ispatı daha zordur.

MANEVİ UNSUR

Manevi unsur, kast ve taksir olarak iki şekilde ortaya çıkar. Kast, suç teşkil eden hareketin bilinip neticesinin de istenmesidir. Taksir ise, suç teşkil eden hareketin bilinip istenerek gerçekleştirilmesi ve fakat neticenin istenmemesidir. Doktrindeki ağırlıklı görüş suçun genel kastla işlenebileceğini ifade etmektedir. Bu da demek oluyor ki failin bir kimseye gerçekleştirdiği sövme veya olgu isnat etme fiili sonucunda o kimsenin onur, şeref ve saygınlığının rencide olabileceğini bilmesi yeterlidir. Ayrıca bunu istemesi gerekmez.

SUÇUN FAİLİ VE MAĞDURU

Hakaret suçunun faili gerçek kişilerdir, zira tüzel kişilere öngörülen cezalar uygulanamaz. Buradaki sorumluluk tüzel kişilerin yetkili ve sorumlu makamına aittir. 

Suçun mağduru ise herkes olabilir. Yani gerçek ve tüzel kişiler bu suçun mağduru olabilir.

Madde 126’ya göre Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır.

Bu sebeple mağdurun ismi açıkça geçmeden hakaret suçu işlenmişse, şahsına yönelik olduğu kesin nitelikteyse ismi belirtilmiş ve hakaret suçu gerçekleşmiş sayılır.

FİİLİ HUKUKA UYGUN HALE GETİREN BİR NEDENİN BULUNMASI

Rıza; Mağdurun fiilin işlenmesinden önce veya en geç işlendiği anda rıza göstermesi halinde suç oluşmaz. Ancak bu rıza şikayeti geri alma ile karıştırılmamalıdır. Çünkü şikayeti geri almada artık suç oluşmuştur, rızada ise suç oluşmaz.

Basın özgürlüğü; Basın özgürlüğünün üç sınırı vardır, bunlar, yapılan yayının, kamuoyunu yakından ilgilendirmesi, ikincisi bilinmesinde kamusal yarar bulunması ve üçüncüsü gerçek olaylara dayanmasıdır. Bu üç hal söz konusu olduğundan artık basın özgürlüğüne ağırlık vermek ve fiili suç olmaktan çıkartmak gerekir.

Eleştiri; Bilimsel yayınların, sanatsal faaliyetlerin, akademik çalışmaların etik sınırlar çerçevesinde eleştirilmesi halinde suç oluşmaz.

İddia ve savunma amacı; İddia ve savunma hakkının da pek tabii diğer haklar gibi sınırları bulunmaktadır. Gerçekleştirilen fiilin iddia ve savunma kapsamındaki ifadelerin maddi olgulara dayanması ve iddia ve savunma açısından gerekli olması durumunda suç oluşmaz. Örneğin mahkemede şikayetçi kişinin şu kişi şu günde benim bilgisayarımı çaldı demesi gibi. Kanunun 128.maddesinde bu durum şu şekilde belirtilmiştir; Yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında, kişilerle ilgili olarak somut isnadlarda ya da olumsuz değerlendirmelerde bulunulması halinde, ceza verilmez. Ancak, bunun için isnat ve değerlendirmelerin, gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir.

KARŞILIKLI HAKARET

Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.

HAKSIZ FİİL NEDENİYLE İŞLENMESİ

Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.

Bu suçun, kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde, kişiye ceza verilmez.

ŞİKAYET

Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikayetine bağlıdır.

Mağdur, şikayet etmeden önce ölürse, veya suç ölmüş olan kişinin hatırasına karşı işlenmiş ise; ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eş veya kardeşleri tarafından şikayette bulunulabilir.

HAKARET SUÇUNUN İNTERNET YOLUYLA İŞLENMESİ

Günümüzde pek çok açıdan internet hayatımızın vazgeçilmezi haline gelmiştir. Hal böyle olunca günlük hayattaki tüm aktiviteler internete yansımış, bunun sonucunda da istenmeyen bazı durumlar meydana gelebilmiştir. Bunlardan biri de kişilerin diğer kişilere karşı sosyal medyada yaptığı rencide edici paylaşımlardır. Bu rencide edici paylaşımlar sonucunda hakaret suçunun yukarıda bahsettiğimiz şartların gerçekleşmesi sonucunda oluşup oluşamayacağını inceleyeceğiz.

Hakaret suçu gıyapta ve huzurda olmak üzere iki şekilde işlenmektedir. Hakaret suçunun huzurda işlenmesi, tahkir teşkil eden fiillerin aracı olmaksızın doğrudan doğruya mağdura yöneltilmesi ile olur. Fakat bu suçun huzurda işlenmesi sadece bu durumla sınırlı değildir. TCK’nın 125. maddenin 2. fıkrasında, ‘..Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle ilenmesi halinde..’ huzurda işlenmiş sayılacağı düzenlenmiştir. İnternet sesli yazılı ve görüntülü bir çok veriyi içermesinden dolayı, internet yoluyla gerçekleştirilen hakaret suçu huzurda işlenmiş sayılır.

Hakaret suçunun internet yoluyla işlenebilmesi için öncelikle kişiler arasında internetten iletişimin söz konusu olması gerekmektedir.  Bu iletişim, youtube, instagram, twitter, mail, blog siteleri gibi bir çok sitede sözlü görsel veya sesli şekilde olabilir.  Fail tarafından gönderilen, mağduru hedef alan ve internet sitesinde yayınlanmış herhangi bir gönderi suçun konusunu oluşturabilir.

Ayrıca internet global bir ortam olduğu için suçun işlenmesi halinde nerede yargılanacağı da önem arz etmektedir.

Ceza kanunumuza göre “Eylemin kısmen veya tamamen Türkiye’de yapılması veya neticenin Türkiye’de gerçekleşmesi halinde suç, Türkiye’de işlenmiş sayılır”. denilmektedir. Buna göre;

-İnternete girişin ve neticenin Türkiye’de gerçekleşmesi;

-İnternete girişin Türkiye’de olması, neticenin yabancı bir ülkede gerçekleşmesi;

-İnternete girişin yabancı bir ülkeden olması neticenin Türkiye’de oluşması, hallerinde suç Türkiye’de işlenmiş sayılır.

Maddenin 4. fıkrası suçun alenen işlenmesi halini ve basın yayın yoluyla işlenmesi halini ağırlaştırıcı sebep saymaktadır. Çoğu olayda da aleniyet şartı gerçekleştiğine göre, internetten işlenen hakaret suçu sonucu suçun ağırlaştırılmış halinden ceza verilmesi gerekmektedir.

Suçun internet ortamında isim verilmeden işlenmiş olması halinde ise TCK 126. Madde devreye girecektir. Buna göre hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır.

SUÇUN KANITLANMASI

İnternet yoluyla işlenen hakaret suçunda en önemli sorunlardan biri de failin belirlenmesidir. İnternette kişiler kendi adlarına hesap açmakla birlikte çoğu zaman da sahte kimlikler, fake hesaplar, anonim hesaplar kullanmaktadır. Bu hesaplardan hakaret edildiğinde ise gerçek suçluyu bulmak zor olabilmektedir. Bu durumda yapılacak şey mesajın gönderildiği bilgisayarın IP numarasının tespit edilmesidir.  Bunun için  mesajlaşmanın yapıldığı internet sitesine başvurulacaktır. Bu site Türkiye sınırları içinde kurulmuş veya Türkiye de temsilciliği olan bir kuruluş ise bilgilerin temini mümkün olabilmekteyken  Türkiye sınırları dışında kurulmuş yabancı bir internet sitesi ise bilgi edinme başvurusuna uzun süreler yahut hiç cevap gelmeyebilir .IP numarası saptansa da IP numarasındaki bilgisayarın faile ait olduğunun da kesin olarak tespiti gerekecektir.

Yargıtay’a göre  “sanığın kendisine zayıf not veren öğretim görevlisi, mağdur ile birkaç kişiye gönderdiği e-posta iletisiyle mağdura sövmekten ibaret eyleminde; Sözü edilen iletiyi internet servis sağlayıcısından gönderen bilgisayarın IP numarasının sorulması, bu yolla bilgisayarın kime ait olduğunun saptanması sonucuna göre; İnternet kafe gibi umuma açık yerlerde bulunan bir bilgisayardan ileti gönderilmiş ise sanığın beraatine; Sanığın evi ya da işyerinde bulunan kişisel bilgisayarından gönderilmiş ise mahkûmiyetine; Olayla ilgisi bulunmayan bir üçüncü kişinin kişisel bilgisayarından gönderilmiş ise, bu şahsın tanık olarak dinlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir” demektedir.