KİŞİNİN VESAYET ALTINA ALINMASI VE VASİLİK

KİRA ALACAĞININ TAHSİLİ VE KİRALANAN TAŞINMAZIN TAHLİYESİ
13 Şubat 2021
PANDEMİ DÖNEMİNDE  KISA ÇALIŞMA VE ÜCRETSİZ  İZİN SÜRELERİNİN KIDEM  TAZMİNATINA ETKİSİ
22 Şubat 2021
Tümünü göster

KİŞİNİN VESAYET ALTINA ALINMASI VE VASİLİK

KİŞİNİN VESAYET ALTINA ALINMASI VE VASİLİK

 

  1. VESAYET ALTINA ALINABİLECEK KİŞİLER

Vesayeti gerektiren haller, Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenmiştir. Belirli hallerde, kişinin vesayet altına alınarak bir vasi atanması gereklidir. Vesayet altındaki kişinin hukuki işlem yapma ehliyetleri kısıtlanır. Vesayet kararını veren mahkeme hangi işlemlerin vasi onayıyla yapılabileceğini belirleyecektir. Vesayet makamları, vasi, kayyım ve vesayet daireleri olarak kanunda sayılmıştır. Görevlerini yerine getirirken vesayeti gerektiren bir halin mevcut olduğunu öğrenen nüfus memurları, idari makamlar, noterler ve mahkemeler bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür. Vesayete tabi kişiler iki başlık altında incelenir. Bunlardan birincisi, yaş küçüklüğü sebebiyle vesayet altındaki kişilerdir. İkincisi ise kanunda yer alan kısıtlama sebeplerinden birinin mevcut olması halinde uygulanacaktır. Gerek duyulduğunda henüz ergin olmayanların da kısıtlanmasına karar verilebilir; ancak, kısıtlama kararı ergin olduktan sonra sonuç doğurur. Kısıtlanan ergin çocuklar kural olarak vesayet altına alınmayıp velâyet altında bırakılır.

 

I-Yaş Küçüklüğü

Kanunen her küçüğün bir velisi bulunmaktadır. Belirli hallerde velinin velayet hakkı kaldırılabilir. Bu durumda küçük vesayet altına alınarak vasi ataması yapılacaktır. Ayrıca velisi bulunmayan her çocuğa vasi atanır.

II-Kısıtlama

Kısıtlamaya ilişkin hükümler, TMK.m.405 ve devamında sayılmıştır.

a-Akıl Hastalığı veya Akıl Zayıflığı

Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır. Kanun, öncelikle akıl hastalığı bulunan kişileri korumak amacıyla bu yönde bir hüküm kurmuştur. Hükmün önem arz eden bir diğer noktası ise akıl hastalığı sebebiyle üçüncü kişilerin güvenliğinin tehlikeye atılmasını önlemektir.

b-Savurganlık, Alkol veya Uyuşturucu Madde Bağımlılığı, Kötü Yaşama Tarzı, Kötü Yönetim

Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır. Kanun, kişilerin kendisini veya ailesini maddi veya manevi yönden ağır şekilde etkileyebilecek durumları önlemek amacıyla kişilerin hukuki işlem yapma ehliyetlerini kısıtlamıştır.

c-Özgürlüğü Bağlayıcı Ceza

Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm olan her ergin kısıtlanır. Cezayı yerine getirmekle görevli makam, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür. Kanun, Ceza ve Tevkif Evleri’nde mahkemece öngörülen cezasını çekmekte olan kişinin malvarlığı değerlerini korumak amacıyla bu yönde bir hüküm getirerek vesayet makamı tarafından kişinin malvarlığının yönetilmesinin önünü açmıştır.

d-İstek Üzerine

Yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin kısıtlanmasını isteyebilir. Kanunun aradığı şartlar sebebiyle kısıtlanmak isteyen her kişi vesayet altına alınmak üzere başvuruda bulunabilir.

 

B-VESAYET ALTINA ALINMA USULÜ

Bir kimse dinlenilmeden savurganlığı, alkol veya uyuşturucu Madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya isteği sebebiyle kısıtlanamaz. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir. Hâkim, karar vermeden önce, kurul raporunu göz önünde tutarak kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilir. Kısıtlama kararı, kesinleşince hemen kısıtlının yerleşim yeri ile nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilân olunur. Kısıtlama, iyiniyetli üçüncü kişileri ilândan önce etkilemez. Ayırt etme gücüne sahip olmamanın sonuçlarına ilişkin hükümler saklıdır. Vesayet işlerinde yetki küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir.

C-VASİNİN ATANMASI

Vesayet makamı, bu görevi yapabilecek yetenekte olan bir ergini vasi olarak atar. Gereken durumlarda, bu görevi birlikte veya vesayet makamı tarafından belirlenen yetkileri uyarınca ayrı ayrı yerine getirmek üzere birden çok vasi atanabilir. Haklı sebepler engel olmadıkça, vesayet makamı, vesayet altına alınacak kişinin öncelikle eşini veya yakın hısımlarından birini, vasilik koşullarına sahip olmaları kaydıyla bu göreve atar. Bu atamada yerleşim yerlerinin yakınlığı ve kişisel ilişkiler göz önünde tutulur. Ayrıca haklı sebepler engel olmadıkça, vesayet altına alınacak kişi veya ana babası tarafından gösterilecek kişiler vasiliğe atanır.

Şu kişiler vasi olarak tayin olunmaktan kaçınabilir; 60 yaşını doldurmuş kişiler, bedensel engelleri veya sürekli hastalıkları sebebiyle bu görevi güçlükle yapabilecek olanlar, dörtten çok çocuğun velisi olanlar, üzerinde vasilik görevi olanlar, Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Cumhurbaşkanı yardımcıları, bakanlar, hâkimlik ve savcılık mesleği mensupları.

Şu kişiler vasi olamazlar; kısıtlılar, kamu hizmetinden yasaklılar ve haysiyetsiz hayat sürenler, Menfaati kendisine vasi atanacak kişinin menfaati ile önemli ölçüde çatışanlar veya onunla aralarında düşmanlık bulunanlar, ilgili vesayet dairesi hakimleri.

 

D-GENEL BİLGİLER VE SONUÇ

Kişinin vesayet altına alınması için görevli ve yetkili mahkeme, kişinin yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemeleridir. Kısıtlama kararı için mahkemeye başvurulduğunda gerekli görülen koruma tedbirlerinin alınması talep edilebilir. Kişi, kısıtlama kararıyla birlikte hukuki açıdan sınırlı ehliyetsiz olacaktır. Vasi 2 yıl görev yapar. 2 yıl sonunda mahkemece yeni vasi atanmazsa vesayet son bulur. Vesayet altındaki kişinin hangi iş ve işlemleri yapabileceği veya yapamayacağı vesayete ilişkin mahkeme kararında gösterilir. Kural olarak vesayet altındaki kişi, malvarlığı üzerinde rehin ve ipotek tesis edemez.